Soğuk bir kere gömleğin altına girdi mi, bir daha çıkmak bilmezdi.Üst üste ne kadar giyinirsen giyin,hepsi boş.
Soljenitsin-İvan Denisoviç’in bir günü
Soğuk bir kere gömleğin altına girdi mi, bir daha çıkmak bilmezdi.Üst üste ne kadar giyinirsen giyin,hepsi boş.
Soljenitsin-İvan Denisoviç’in bir günü
Fazla sanat, sanat demek değildir. Bu ekmek yerine, durmadan şeker yemeye benzer.
A. SOLJENİTZİN / İvan Denisoviç'in Bir Günü
Soljenitsin'in “İvan Denisoviç’in bir günü” kitabında dua hakkında şöyle bahsedilir.
Şuhov yüzünü çevirmeden alyoşkaya baktı gözleri fersiz ışığın altında ışıl ışıldı. içini çekerek: neden mi alyoşka dualar da şikayet dilekçesi gibidir.Ya yerine ulaşmaz ya da ulaşsa bile red cevabıyla geri çevrilir. -öyle değil ivan denisoviç. Az dua ettiğiniz, inanmadan içinizde duymadan dua ettiğiniz için istekleriniz yerine gelmiyor. insan durmadan dua etmeli sağlam bir inancınız varsa duanızla dağları yerinden oynatırsınız.
Soljenitsin-İvan Denisoviç’in bir günü
Kolay kazanılan paranın değeri yoktur. insana kazanmış olmanın zevkini vermez. eskiler boşuna dememişler. insan karşılığını vermediği şeyin değerini bilmez diye…
Soljenitsin-İvan Denisoviç’in bir günü
Soljenitsin'in İvan Denisoviç’in bir günü adlı romanında ilginç bir öykü vardır. Özellikle bu öyküyü çok çarpıcı buldum.“Matriyonanın evi” adlı öyküsünde bir kadının trajik hayatı gözler önüne serilir. Matrionanın evi şöyle tarif ediliyor.
“Matriyonanın evi kuzeye dönük boyasız, tahta kaplı yüzünde bir sıra üstüne dört penceresi, iki yamaçlı çatısı küçücük penceresi boyanmış ufak bir çatı odası vardı. bakmak ihtiyacını bile duymayacağım bulanık bir aynası bulunan duvarlarına süs olsun diye ucuz bir kitap reklamı bir de ürün toplama afişi yapıştırılmış bu loş odaya yerleşmeye karar verdim.Evin içinde matriyona ile benden başka bir kedi pek çok sıçan, bir sürü de hamamböceği yaşıyordu.”
Matriyona ilginç bir kadındır. Mal mülk peşine düşmeyen,evine eşya almayan,giyim kuşama düşkün olmayan, ama başkalarının işinde para almadan aptalcasına çalışan son gününe kadar mal derdine düşmeyen bir insandır. Bu kadının hazin bir ölümü vardır. Sıradan gibi görünen bir insanın toplumda nasıl bir yer tuttuğu şu şekilde anlatılır.
“hepimiz onunla yan yana yaşıyor, fakat hiç birimiz onun “her köyde onu ayakta tutan bir doğru vardır"atasözündeki doğru insan olduğunu anlayamıyorduk. değil yalnız her köyde her şehirde bütün dünyamızda onu ayakta tutan doğru bir insan vardır ve matriyona böyle insanlardan biridir hem de ta kendisidir.