Kuranı kerim gerekçeli ve açıklamalı meali. Bu meal çalışmasında Kuranıkerimin ayetleri ufuk açıcı açıklamalarla zenginleştiriliyor.
Bir fikir vermesi açısından bir ayet ve verilen açıklamayı aşağıya alıyorum.
Araf süresi 51. ayet.
O
inkârcılar ki; dinlerini alaya eğlenceye aldılar ve böylece dünya
hayatı(nın cazibesi) onları aldatmış oldu. Artık onlar bu günlere
yetişeceklerini unuttukları ve bizim ayetlerimizi inkâr ettikleri gibi
Biz de onları bugün unutacağız.
“Biz de onları unutacağız” cümlesini Allah’a bir eksiklik olarak
yakıştırmak küfür olur. Zira Allah için unutmak, ihmal etmek,
hatırlamamak diye bir şey düşünülemez. Bu ifade tamamen mecazi olup,
“onların gözardı edileceğini, umursanmayacağını, unutulmaya terk
edileceğini, affetme ve nimet verme konusunda hatırlanmayacağını,
varlıklarından habersiz gibi davranılacağını, onların kendi hallerine
bırakacağını” anlatmak için kullanılmıştır.
https://www.cemalkulunkoglu.net/ sitesinde ister okuyabilir isterseniz kuranı kerim gerekçeli mealini pdf olarak indirebilirsiniz.
Saddam, Tüzmen’e, “Irak’ın elinde kimyasal silah yok. Bunu da en iyi ABD biliyor” demişti.Arkasından da “Hepsi bahane. ABD kararını vermiş, Irak’ı vuracak” tahlilini yapmıştı
Hakikaten kimyasal silah üretiyor iddiasıyla Irakı yerle bir ettiler. Şimdi aynı senaryoyu nükleer silah üretiyor iddiasıyla İran'a yapmak istiyorlar. Önceki saldırı sonucunda İran'ın Nükleer bomba yapacak kapasitesini tamamen yok ettiklerini söylemişlerdi. Ama anlaşılan yok edilmemiş gözüküyor iddialarına göre. Bu sefer İran'ın balistik füze üretme yeteneğini de tamamen bitirmeleri isteniyor.
Amerika'nın İsrail'in yönlendirmesi altında sürekli etrafındaki ülkelere bir şekilde saldırması tesadüf olabilir mi?
Belirledikleri güvenlik konseptine göre güçlü ulus devletler istenmiyor. Irak, Suriye, İran . Sırada kim var.? İsrailin analistleri şimdiden dillendirmeye başladılar. Sırada ki hedef Türkiye diye. Sürekli kafalarına göre düşman yaratıp kötüleştiriyorlar ve amacına uygun ittifaklar kurarak, ağlar kurarak hedeflerine ulaşmaya çalışıyorlar. İsrailin güvenli bir şekilde yaşaması ve varlığını istikrarlı bir şekilde sürdürmesi için etrafını çevreleyen ülkelerin zayıf ve karışıklık içinde yer almaları isteniyor.
Türkiye bu konuda çok dikkatli adımlar atması gerekiyor. Kendi ulusal güvenliğimizi sağlayacak Milli savunma sanayimizi en iyi duruma getirecek aynı zamanda dış ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı gösterecek bir politika izlenmesinde fayda vardır.
Kripto para piyasasında buna benzer hareketleri sergileyen bir sürü coin bulmak mümkün.
Fiyatı üç yıl önce 0,094 iken şimdilerde 0,0020 seviyesinde seyrediyor.
Bir coini böyle baskılayarak adım adım eritiyorlar. Bir günde fişini çekip delist ediyorlar. Sonra gelsin yeni coin listelemeleri.
Kripto para borsalarına bakın her gün yeni bir coin piyasaya sürülmekte.
Parayı bir sünger gibi çektikleri gibi bu piyasada sadece bir kaç coinin prim yapmasını sağlayıp büyük çoğunluğunu içeriye alıp fiyatını olağan üstü şekilde düşürüyorlar.Dünyada bu alanda yasal düzenlemeler açısından Türkiye epey mesafe katetti ama daha alınacak uzun bir yol var..
Şimdiye kadar pek çok linux dağıtımlarını deneme fırsatı buldum. linuxmint, Zorin Os, Puppy,Lubuntu, Ubuntumate,Debian, Linux lite,Bodhi linux,Antix,Mx linux, Pardus vs
Bu dağıtımları test ederken kararlılığı, hızlılığı, pratikliği ve kullanım kolaylığı açısından beni en çok memnun eden yerli işletim sistemimiz Pardus oldu. Kullandığım düşük sistem kaynakları çerçevesinde örneğin Bilgisayarın kablosuz ağ adaptörünü hatasız bir şekilde çalıştıran Mx linux, Antix ve Pardustu. Linuxmint ve lubuntu otomatik olarak kablosuz ağ adaptörü yazılımını tanımadı. Önce Ethernet ile adaptörün en güncel yazılımını indirmesini bekledim. Ama yine de terminal aracılığı ile ek kodlar girerek donanımın yazılımını kurmaya çalıştım. Kiminde çalıştı kiminde kurulsa bile hata verdi. Ama Pardusta böyle dolambaçlı yollara hiç girmedim. Kullanıcı dostu bir yapısı ile benden tam not aldı. Pardus, Türkiyemiz bilgisayar bilimcileri tarafından açık kaynak kullanılarak üretilen yerli bir işletim sistemimizdir. İnşallah yakında tüm kurumlarımız bilgisayarlarında kurularak hakettiği yeri alacağına inanıyorum.
Pardusu tek bir işletim sistemi olarak kurmak basit. Kurulumla ilgili basit adımları takip ederek kurmak mümkün.
Bunun için Kurulum kılavuzunaulaşmak içinburayabakabilirsiniz.
Pardusu ikinci işletim sistemi olarak kurmak isterseniz tek dikkat edeceğimiz nokta varolan işletim sistemine ve boot dosyalarına zarar vermeden bilgisayarda uygun ve yeterli bir sabit disk disk sistemi oluşturmak. Yukarıdaki videoda bununla ilgili açıklamalara yer verilmiş. Ve tabii kurarken linuxa ayrılan bölüm format yapısını uygun bir şekilde oluşturmak gerekiyor.
Venezuela devlet başkanı Maduro adeta Deltaforce oyunundan alınmış bir sahne gibi ABD askeri güçleri tarafından operasyonla kaçırıldı. Amerika'nın izlediği bu yöntem uluslarası ilişkiler açısından yeni bir döneme işaret ediyor.
Peki Maduro neden hedefteydi? Venezuela, Amerikanın çıkarlarını tehdit eden ne gibi çizgi izliyordu? Dünyada neden böyle bir ülke ve lideri hedef haline geldi incelemeye değer.
Ama bana göre sebep tamamen Venezuela'nın kaynakları itibariyle son derece zengin bir ülke olması.
Benzer bir zenginliğe sahip Gronland'ın ve Kanada'nın Amerikanın bir parçası olması gerektiğini Trump vurguluyordu. Belli ki bu konuda çeşitli planlar yapılıyor.
Venezuela, sahip olduğu zengin doğal kaynakları nedeniyle dikkat çekiyor.Petrol rezervi açısından Dünyanın beşte biri büyüklüğüne sahip. Doğalgaz rezervleri itibariyle dünyada sekizinci. Ayrıca çok değerli altın madeni kaynaklarını barındırıyor.
Peki nasıl oluyor da yer altı ve yer üstü bu kadar doğal zenginliği olmasına rağmen ülke bu kadar fakirleşti. Bunda dış ülkelerin uyguladığı ağır ambargaların payı büyük olsa da öngörüden yoksun israfçı yönetimlerin ülkeyi bu hale getirdiğine kuşku yok. Ülkeden 9 milyona yakın kişinin başka ülkelere göç ettiği söyleniyor. enflasyon oranı yüzde binlerden bahsediliyor.
Asker ve polis maaşlarının 50-60 dolar, bir generalin aldığı ücretin 200 dolara yakın olduğu belirtiliyor. Peki bu kadar zenginliğe rağmen bu ülke nasıl fakirleştirildi. Kendi petrolünü ve kendi kaynaklarını satamaz hale getirildi.
Asılnda Venezuela'nın çizgisinden bizim ülke olarak almamız gereken çok ders var. Demokrasiden yoksun ,uzak görüşlü olmayan yönetimin izlediği politikalar ülkenin gelir kaynağının adaletsiz bir şekilde bölüşülmesine, kendi ülke halkının içindeki yapının bozulmasına ve dış ülkelerin müdahalesine zemin yaratmaktadır.
Bir zamanlar dünyanın bir tepsi gibi düz olduğuna, güneşin ve ayın dünyanın çevresinde dolandığına inanılıyordu. Ama yapılan bilimsel gelişmelerin ışığında gerçeğin böyle olmadığı görüldü.
M.Ö 309 yılında Sisamlı Aristarkus ile başlayan gök bilim serüveni büyük bilim adamı Hubble"ın keşifleri ile çok daha ileri bir noktaya taşındı. Büyük bilim adamı ve astronom Hubble"ın adını taşıyan uzay teleskobu ile artık gördüğümüz ve göremediğimiz evrenin sırlarını daha fazla çözmeye yakınız.
Bu harika belgeselde insanın uzayın bilinmeyenlerini keşfetme yolculuğu anlatılıyor.
Halen kullandığım Kuba speedlight elektrikli bisikletimin bazı ekran ayarlarını aşağıdaki videodan yararlanarak hazırladım. Umarım faydalı olur.
Bu ayarlar Rks rs3 pro x modeli içinde çok az farklılıklar gösterir. Gerekli açıklamalar eklenmiştir. Ekranda üç tuş görünür.
Açma kapama,+ tuşu ve - tuşu.
Açma kapama tuşuna bir kez basıldığında mode’ler görünür.
Ana ekranda bir kez bastığınızda en altta trip modu yani ekranı açtığınız andan itibaren kaç km yapıldığını görebilirsiniz.
İkinci kez basıldığında voltaj değeri burada aküdeki toplam batarya gücünü görürsünüz.
örneğin 00031 voltajına göre durumu net görebilirsiniz. Yine bir kez daha basıldığında ekranın ne kadar açık kaldığını görüyorsunuz.
MENÜ AYARLARI
+ ve -tuşlarına aynı anda basılı tutuyoruz. 19 tane parametre vardır.Rs3 pro x te şifre 9999 dur .
P01 > ayarı
Ekran parlaklık ayarı
Tekrar açma kapama tuşuna basıldığında bir sonraki ayar çıkar.
Bende bu ayar 0000 1 şeklinde
P02 >ayarı
Km ayarıdır.
0000 olarak ayarlanır.
Ben de bu ayar 0000.
P03 >Batarya voltaj değeri
Bende bu ayar 00036
P04> Ekranın açık kalma süresi
Uyku moduna ne zaman girmeli?
bende bu ayar 00005
P05>Motor Destek geçiş ayarı
burada 0 olduğu zaman elektriksiz oluyor.
önerilen ayar 0-5 arasında bir değer
Hızı gösteriyor.
sıfır moduna girmek için P05 değerine gelince eksiye basın.
Sonra bekleyin ana menüye gelsin. 1 yaparsanız 1 den başlar 0 yaparsanız 0 dan başlar. 0 olduğunda direk gaz kolu ile de hareket sağlayabilirsiniz.
P06> Teker boyutu
bu ayarı 20.2 yapın. Eğer bu ayarı örneğin 11.7 gibi düşük bir değer seçilirse km sayacı ve hızı yanlış olacaktır.
Ama bence 20 yeterli.
Rs3 pro X te bu ayar 0.22 yapılabilir. önerilen fabrika ayar 23.5 .
P07> Hız ölçme mıknatısı
Herhangi bir değişiklik yapmayın.
Bende bu ayar 0000 1 şeklinde.Bu şekilde bırakın
P08> Hız sınırı.
+ tuşuna basarak 63 e kadar getirebilirsiniz.Ben 45 yaptım.
Rs3 pro x te ben 39 a kadar getirebildim. Ama bazı modellerde 100 e kadar getirilebildiğini okumuştum.
P09> Gaz gecikme tepkisi
Ben bu ayarı 0000 0 yaptım.Bu ayarda bisiklet O (sıfırdan) başlıyor.
Ama bu ayarın 1 olması motorun ömrünü uzattığı belirtiliyor. Ama motorun en kısa sürede tepki vermesini istiyorsanız 0 yapabilirsiniz
P09 ayarı el gaz'ı takılı olan bisikletlerde, 01 deyken direkt olarak el gazı ile hareket etmesini engelliyor. Birkaç pedal çevirdikten sonra el gazı aktif oluyor. Sıfır da iken direkt el gazı ile hareket ettirebiliyorsunuz
P10> Sürüş modu
0 seçilirse pedal sonsuz
1 seçilirse sadece gaz kolu
2 seçilirse gaz hem pedal devrede.
Ben bu ayarı 0000 2 yaptım.
P11> Pedal destek hassasiyeti.
Pedal sensörünün ne zaman devreye gireceği belirleniyor.
1-3 arasında seçilebilir.
ben bu ayarı 00002 yaptım.
P12> Motor Destek seviyesi
Pedal çevirmeyi bıraktığınızda motor desteği ne zaman keser.
burada 2 veya 3 seçilebilir.
Ben de bu ayar 00003
P 13> Pedal sensör tipi
bu ayar 00012 de bırakılacak
P14 >
0015 te bırakın.
P 15> Maximum Voltaj koruması
Motor voltaj değeri. Bu değer sabit.
Bende bu ayar 00031.0
Rs3 pro x te bu ayar 0029 olmalı.
P16> Toplam km
Eğer sıfırlamak isterseniz + tuşuna basılı tutarak yapılır.Bu ayara dokunmayın.
P17> Hız sabitleme.
Ben bu ayarı 00000 yaptım. Eğer gaz kolu takıldıysa bu değeri 1 yapın.Bu değer ancak gaz kolu takılırsa yapılır.
İsrail'in Gazze'de yıllardır izlediği bu zulüm ve katliam ne zamana kadar devam edecek?
Gazze'den yansıyan insanlık dışı sahneler ,daha çocuk çağındaki savunmasız insanlara yapılan bu zulümler ne zaman sona erecek?.
Bu insanların yardım çığlıkları artık ne zaman bitecek?
Dünyanın gözleri önünde adım adım soykırım suçu işliyor İsrail.
Batı medeniyetinin merhametli insanları artık uykunuzdan uyanın ve bu insanlara bir çıkış yolu yaratın. Daha önce bunu geç de olsa Bosna da katliama uğrayan Boşnak halkı için yaptınız. Diğer pek çok alanda yaptınız.Ortak bir akılla artık İsrail'in yaptıklarına dur deyin.
İsrail içinde bu yapılanların zulüm olduğunu ve durdurulması gerektiğini söyleyecek akıl sahipleri kalmadı mı?
İsrail'in 10 milyona yakın nüfusu var. Hiç bir etkili silaha sahip olmayan bu halka karşı kininiz ne zamana kadar sürecek? Geçmişte katliama uğrayan sizin atalarınızın çektiği bunca acıyı ne çabuk unuttunuz ve şimdi başkalarına yapmaya çalışmaktan zevk alır oldunuz.
7 Ekim saldırısı öteden beri gözünü diktiği Gazze'yi ele geçirmek için aradığı bahaneyi fazlasıyla verdi. O tarihten itibaren hız kazanan bu katliamcı politika hızlı bir şekilde İsraili dönüştürdü.Aslında pekala bu halk ile barış içinde yaşamak mümkündü. Adalet ve sevgi üzerine inşa edilen bir barış süreci sadece İsrailin değil tüm bölge halklarının lehinedir.
Sürekli savaş halinde olan , savaşı yaşam biçimi ve ideoloji olarak halkına empoze etmeye çalışan bir İsrail ile kim işbirliği yaparki ? Komşularına da bir hayır çıkmaz. Görünen örnekler de bunu gösteriyor.
Yeşil Bursa cayır cayır yanıyor. İzmir , Eskişehir ve şimdi Bursa.Kuzey Anadolunun en güzel bitki örtülerinden birini barındıran bölgeler tehdit altında.Kastamonu, Bolu Allah korusun. Bu yaz sıcaklar ve kuraklık hiç böyle olmamıştı. Meyvelerin az oluşu yetmiyormuş gibi bir de var olan yeşilliği de kaybediyoruz. Yangınla mücadele konusunda yeterince uçağımız var mı emin değilim. Donanımlı ve yangına karşı etkili bir koruma görevi yapamadığımız daha dün Eskişehirde yangının ortasından kalan 10 kişinin maalesef şehit olmasından anlıyoruz. Yani bu nasıl olabilir insanın aklı almıyor. Çok büyük bir felaket .Orman köylülerinin ormanı koruma teşvikinden ve istihdamından vazgeçilmesi yangınların çıkış miktarını artırdı savunmada etkisiz kalınmasına yol açtı.Neden bu kadar çok farklı konumda bu kadar sık yangın çıkıyor. Güvenlik zaafiyeti ve koruma konusunda zayıflık var.Güzel ülkemize zarar vermek isteyen hain odaklarının çok kolayca yapabileceği sabotajlara karşı her türlü güvenlik önleminin ve caydırıcı tedbirlerin bir an önce alınması gerekiyor.
Vodafone müşteri hizmetlerine ulaşmak istiyorum. Bir telesekreter
karşılıyor."Vodafone tarafından size özel tarifeler hakkında
bilgilendirilmek için arandınız" deyip kapatılıyor. Bir sorununuz
olduğunda canları ne zaman isterse arayacaklar. Bu kadar ilgisizlik koca
bir şirkete yakışmıyor.Bunlara bir yaptırım ve sıkı kurallar
getirilmesi gerekiyor.
Geçtiğimiz hafta yeni doğan bebekleri
öldürüp üzerinden çıkar sağlayıp Sosyal güvenlik kurumunu da zarara
uğratan çetenin haberini okurken insanlığını kaybetmiş bu canlıların
nasıl olup da göz göre göre bu soygunu ve cinayetleri yapabileceklerine
insanın inanası gelmiyor.
Yaşayacak
olan bebeğe ilaç verip öldür, uygun ilacı zamanında vermeyip daha fazla
para alabilmek için bebeği daha fazla hastanede yatır ve eksik tedavi
verip ölümüne yol aç. Sonra ailelerini arayıp bebeğiniz ex oldu de. Bu
nasıl vicdansızlık ?
Bebekleri öldürürken de eğlenceli bir şekilde mesajlaşıyorlar sağlık çalışanı diyemeyeceğim insanlar.
“Hahaha”
“Ölmediyse ilacı boşa mı kullandık o zaman.
Her
bir fotoğraf adamın, zanlı hastanelerin, kanlı “yenidoğan çetesi”nin
gücüne, cüretine, vicdansızlık ve katliamına güç katmış. “Güç transferi”
kanka holdinglere sürekli ihale, kaynak, arazi ve maden aktarımından
buralara kadar uzanmış işte! Her bir fotoğraf, bir “güç transplantasyonu (Umur Talu-T 24)
Bunlara
en ağır cezayı vermek lazım ama bunlarda vicdanda yok. çünkü onlar bu
dünyada vicdanın baskısını bile alamayacak kadar kalbi kararmış
insanlar.
Ayet insanın çabalarının karşılığının görüleceğini ve sonuçsuz kalmayacağına işaret ediyor. Kişisel gelişim için adeta yol haritası gibi. İnsanı çalışmaya teşvik eden bu sözle tembellik yeriliyor . Bu ilkeyi sosyal hayatlarında uygulayan ülkeler müreffeh oluyorlar.
Yüce Allah Bakara süresi 74.ayette Sonra, bütün bunların ardından kalbiniz yine katılaştı. Sanki taş kesildi, hatta taştan da katılaştı.
" buyuruyor. Demekki kalb bir süre sonra ışık alacağı bütün kapıları
kapatıp karanlık içinde kalabiliyor. Burada Özellikle taş kelimesinin
seçilmesi çok ilginç. Özü itibariyle sert , katı ve hiç bir şey geçmeyen
bir varlık. İnsan bazı şeyleri anlamaktan uzaklaşıp günahlar içine
dalarsa artık onu geri döndürmenin çok zor olacağına vurgu yapılıyor.
Yüce Allah ne güzel, ne çarpıcı bir soru yöneltiyor insana bu ayette.(Tekvir 26)
Yani böyle yüz çevirerek ne yaptığınızı sanıyorsunuz?
Mahmut Kısa bu ayeti muhteşem çevirmiş.
Öyleyse, hakîkat tüm berraklığıyla önünüzde dururken, Son Saat da an be an yaklaşırken,vahyin aydınlık yolunu terk edip de hangi görüş ve düşüncelere kapılıyor, nereye gidiyorsunuz?
Günümüzde insanlar gittikçe artan bir şekilde sosyal medya etkileşimi içinde bulunuyor . Sosyal medyayı kullanırken ölçünün kaybedilmesi insanları gittikçe doğallıktan uzaklaştırıyor. Serap Duygulu bir yazısında insan ve sosyal medya ilişkisi için ilginç bulduğum bir değerlendirmede bulunmuştu. "Sosyal Medya Bağımlılığı yoktur. Sosyal medya ile doldurulmaya çalışan yaşamsal boşluklar vardır.’’ diyor. (Serap Duygulu)
Sürekli beğenilmek isteği "izleyici etkisi" ile daha fazla paylaşımı teşvik ediyor. Sosyal medyanın daha fazla paylaş, daha çok teşhir et politikasına uygun olarak kişi artık etkileşim bağımlısı oluyor. Başkaları tarafından onay ve kabul gördükçe yani beğeniler arttıkça sosyal medya araçlarına bağımlılık da artıyor.
Beğeni almak için en temiz kalması gereken duygular artık işlenebilir meta halinde tüketicilere sunuluyor. Bütün bunların doğal sonucu ise bana göre insanın gerçeklik duygusunun zarar görmesi ve onun sanal dünyaya hapsolmasıdır.
Afrikanın en değerli kaynaklarını sömür. O ülkelerin gelişmesi ve zenginleşmesi için para verme. Ülkelerin insanları daha iyi bir yaşam umuduyla senin kapılarına gelsin. Sen de gerisin geri gönder...
Arnavutluğu yıllarca hükümranlığı altında
yöneten Enver hocanın dine bakış açısı ve uygulamalarını daha iyi
tanımak açısından aşağıda bağlantısını verdiğim bu harika makaleyi
okuyabilirsiniz. Dine karşı ateizm adı altında yeni bir din inşa eden
Enver hoca Anayasaya koyduğu hükümlerle bunu perçinledi. Modern
Arnavutluk her ne kadar katı ateist anlayışını terk etsede etkileri daha
yıllar boyu sürecek gibi. Enver hocanın dinsel hiç bir görüntüye yer
vermeyen katı totaliter ateist yönetim anlayışında din ve kurumları her
türlü etkiden soyutlanmak isteniyordu.
Dini anlayışların etkisinin yok edilmesi için büyük bir mücadele verilmesine rağmen en
büyük dini topluluğu temsil eden İslamın Arnavut insanları arasında
hala nüfusun yüzde 70 inin kendisini müslüman olarak tanımladığını
belirtelim. Markstan etkilendiği belli olan şu sözlere bakalım.
“Din
halkın afyonudur. Herkesin bu büyük gerçeği anlaması için elimizden
gelenin en iyisini yapmalıyız, zehirlenmiş olanları da (ki az sayıda
değiller) iyileştirmeliyiz. … Bu büyük savaşın kendiliğinden meydana
gelmesine izin vermemeliyiz veya genç nesillerin bu afyonu bırakacağını
söyleyip tatmin olmayalım veya din ile uygulamalarının sadece yaşlılarda
olduğunu söylemeyelim. Bu doğru değil; onlar yalnızca biz onlara karşı
savaşır ve gerçek yüzlerini gösterirsek şiddetini kaybeder, ancak
küçümsersek yeniden canlanır, yayılır ve genişlerler.” (Hoxha, 1982,
s.103-104).
“Arnavutluk İşçi Partisi,
gerici sınıfların ideolojik silahı ve halkın afyonu olan dine karşı her
zaman uzlaşmaz bir savaş vermiştir. Dine karşı mücadeleyi… sosyalizmin
inşası için savaşla yakından ilişkilendirmiştir. Tüm devrimci
faaliyetlerinde olduğu gibi partimiz, dini bakış açısına karşı savaşında
da Marksizm-Leninizm’in temel öğretileri tarafından yönlendirilmiştir.”
Enver hoca Arnavutluk Kırallığının
tüzüğünde yer alan bir çeşit laiklik olarak adlandırılabilen hükümlerini
değiştirerek Ateist bir yaklaşımı temel almıştır.
Arnavutluk
Krallığının 1926 yılındaki kurucu tüzüğündeki beşinci maddede şu
ifadeler yer alıyordu: “Arnavut devletinin resmi dini yoktur. … Din
hiçbir şekilde yasal engeller oluşturamaz.”
Arnavutluk
Sosyalist Halk Cumhuriyetinin 1976 yılındaki anayasasında kökten ve
devrimci bir sıçrama vardı. 37’inci madde şöyle diyor: “Devlet hiç bir
din tanımaz ve insanlara materyalist bilimsel dünya görüşünü aşılamak
için ateist propaganda geliştirir ve teşvik eder.”.
Evet,
bu savaşta spontane bir şey yoktu, herşey iyice düşünülmüştü.
Komünistlerin dine olan nefretleri, ülkenin ateistleşmesi girişimleri
“Kitlelerin hareketi” maskesi ardında gizleniyordu. Sözümona lider
ideolojisine, imajına karşı gelinmesine izin veremezdi. İnsan sadece ona
boyun eğmeliydi, Tanrı’ya değil.
Enver hoca Arnavutluk Kırallığının tüzüğünde hükümleri değiştirerek dine karşı mücadeleyi hat safhaya çıkarmıştır.
“19
Kasım 1967’de rejim ‘Belirli kararnamelerin kaldırılması üzerine’
konulu 4334 sayılı kararnameyi çıkartarak, 1949-1951 yıllarında dini
topluluklar tarafından çıkarılan tüzükleri tanıyan bazı kararnameleri
iptal etmişti. Bu kararname, Anayasa ile bu hak güvence altında olmasına
rağmen tüm dini vecibelerin yerine getirilmesini yasaklamıştı. Böylece,
bu yıldan itibaren, Arnavutluk, dünyada eşi benzeri olmayan ve 23 yıl
boyunca devam edecek şekilde ateist bir ülke olarak ilan edilmişti.”
(Duka, 2007, s.370).
20.yüzyılın Arnavutluk devleti anayasada belirtilen hükümler çerçevesinde artık laiklik ilkesini benimsediği anlaşılıyor.
Arnavutluk
Cumhuriyeti’nin 1998 yılındaki anayasasında dini özgürlüğü ve dini
cemaatlerin eşitliğini garanti ederken, resmi olarak bir dinin
tanınmaması ilkesine bağlı kalmaktadır. 10’uncu maddede şu ibareler yer
alıyor:
1. Arnavutluk Cumhuriyetinde
resmi din yoktur. 2. Devlet, inanç ve vicdan konularında tarafsızdır ve
kamusal yaşamda ifade özgürlüğünü garanti eder.Devlet dini toplulukların
eşitliğini kabul eder.”
Türkiye Esad yönetimi ile ne zaman normalleşme belirtileri baş
gösterse sanki gizli bir el Türkiyeyi karıştırarak sağlıklı kararlar
almasını engelliyor. Suriyenin kuzeyinde Türkiyenin hamiliğinde
bulunan topraklarda Türk bayrağının yakılması, saldırılar yapılması ne
anlama geliyor? Türkiyede hatalı izlenen sığınmacı politikası nedeni
ile kimi şehirlerde demografik yapının bozulması ileride sosyal yapıyı
tehdit edecek sosyal karışıklıkları beslemesi tehlikesi vardır.
Türkiyenin sığınmacı ve göçmen politikası gözden geçirilmeli ve hatalı
uygulamalar kaldırılmalıdır. Türk toplumu ile uyum sorunu yaşayan
sığınmacıların ileride çok daha büyük sorunlara yol açmaması için bir
yasal zemin içinde onurlu bir şekilde yaşadıkları bölgelere gönderilmesi
esas alınmalıdır. Güçlü sosyal ve ticari bağlarımızın olduğu bir
Suriye ve Irak yönetimi ile Türkiye bölgede hakim konumunu
güçlendirecektir.