youtube etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
youtube etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2025 Perşembe

Yayınlandı Aralık 04, 2025 gön: ve 0 yorum

Evren neden bu kadar karanlık ?



Evrenin neden karanlık olduğu hala bilim dünyasının büyük bir gizemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Evrenin karanlığı, bilim insanları için uzun yıllardır ilgi ve araştırma konusu olmuştur. Gözlemler, evren genelinde birçok yıldızın ve galaksinin varlığını gösterse de, uzayın genel olarak karanlık olduğu bir gerçektir. Peki, uzay neden karanlık?

Sayısız yıldız, galaksi ve diğer gök cisimlerinin varlığına rağmen evrenin bize karanlık görünmesinin birkaç nedeni vardır.

Bu soruya cevap aramak için ilk olarak evrenin genişlemesini göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Kozmik genişleme olarak bilinen olgu. Evren sürekli genişlemekte ve bu genişleme ile birlikte uzak galaksilerin ışığı bizim gözlem alanımızdan çekilmektedir Evren genişledikçe galaksiler ve diğer gök cisimleri birbirlerinden uzaklaşır. Bu genişleme, bu cisimlerden gelen ışığın kırmızıya kaymasına neden olarak, gerçekte olduklarından daha sönük ve daha uzak görünmelerine neden olur. Evren genişledikçe, uzak cisimlerden gelen ışık daha uzun dalga boylarına yayılır ve spektrumun kızılötesi kısmına kayar. Bu kırmızıya kayan ışığın tespit edilmesi daha zordur ve evrenin genel karanlığına katkıda bulunur.Bu da bize evrenin genel olarak karanlık olduğunu göstermektedir.

Evrenin karanlık görünmesinin bir diğer nedeni evrende yer alan toz parçacıkları da neden olabilir. Yıldızlar arası toz bulutlarının varlığı da evrenin karanlığını artırır.Bu toz parçacıkları ışığı emerek, evrenin genel olarak karanlık görünmesine sebep olabilirler. Ayrıca, Bu toz ve gaz bulutları, yıldızlardan ve diğer gök cisimlerinden gelen ışığı emip dağıtarak daha sönük ve daha az görünür görünmelerine neden olur. Yıldızlar arası toz bulutları galakside yaygındır ve uzayın karanlığını daha da artırır.

Evrendeki karanlık maddenin varlığı, karanlığında önemli bir rol oynar. Karanlık madde, ışığı yaymayan, soğurmayan veya yansıtmayan bir madde türüdür ve bu da onu evreni incelemek için kullanılan teleskoplar ve diğer cihazlar için görünmez kılar. Karanlık maddenin, evrenin toplam kütle-enerji içeriğinin yaklaşık %27'sini oluşturduğu ve uzayın genel karanlığına katkıda bulunduğu tahmin edilmektedir.

Karanlık enerji kavramı da evrenin karanlığına katkıda bulunur. Karanlık enerji, evrenin hızlanan genişlemesinden sorumlu olduğu düşünülen gizemli bir kuvvettir. Adına rağmen karanlık enerji herhangi bir ışık veya radyasyon yaymaz ve bu da onu doğrudan gözlemlemeyi imkansız kılar. Bu görünmez kuvvet, evrenin genel karanlığına katkıda bulunur.

Evrenin karanlık görünmesinin bir diğer nedeni de kara deliklerin varlığıdır. Kara delikler, uzayda yer çekiminin o kadar güçlü olduğu bölgelerdir ki hiçbir şey, hatta ışık bile çekim gücünden kaçamaz. Sonuç olarak, kara delikler teleskoplar ve diğer cihazlar için esasen görünmezdir ve bu da evrenin karanlığına katkıda bulunur.
 

Ayrıca, evrendeki baryonik madde veya normal maddenin kıtlığı da karanlığına katkıda bulunur. Baryonik madde, ışık ve diğer radyasyon türlerini yayan yıldızları, gezegenleri ve gaz bulutlarını içerir. Ancak, baryonik maddenin evrenin toplam kütle-enerji içeriğinin yalnızca yaklaşık %5'ini oluşturduğu ve uzayın karanlığını daha da artırdığı tahmin edilmektedir.

Dahası, kozmik mikrodalga arka plan radyasyonu kavramı evrenin karanlığını daha da artırır. Kozmik mikrodalga arka plan radyasyonu, 13,8 milyar yıl önce meydana gelen Büyük Patlama'nın artçı ışımasıdır. Bu zayıf radyasyon tüm evreni doldurur ve neredeyse homojendir, bu da tespit edilmesini zorlaştırır ve evrenin karanlığına katkıda bulunur.  
 

Ayrıca, evrenin yaşını da göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Evrenin yaşına göre belirli bir zaman dilimindeki yıldızların ışığı bizim gözlem alanımızdan uzaklaşmış olabilir.Dahası, gök cisimlerinin Dünya'dan uzaklığı da evrenin karanlığında rol oynar. Yıldızlar, galaksiler ve diğer cisimler arasındaki muazzam mesafeler nedeniyle, bunlardan yayılan ışığın Dünya'ya ulaşması milyonlarca hatta milyarlarca yıl sürer. Bu durum ışığın azalmasına ve uzayın genel karanlığına katkıda bulunur.

Ancak, evrenin genel olarak karanlık olduğu gerçeğiyle beraber, uzayda oldukça parlak ve ışıltılı yıldızlar, galaksiler ve diğer gök cisimleri de bulunmaktadır. Dolayısıyla, uzayın karanlık olmasıyla birlikte içinde birçok parlak ve görkemli cisimleri barındırdığını söylemek de yanlış olmayacaktır.

Sonuç olarak, evrenin neden karanlık olduğu hala tam olarak açıklanabilmiş değildir. Evrenin karanlığı, çeşitli faktörlere atfedilebilen karmaşık ve çok yönlü bir olgudur. Ancak, evrenin genişlemesi, toz parçacıkları ve evrenin yaşının bu durumda etkili olabileceği düşünülmektedir. Yapılan araştırmalar ve gözlemlerle bu gizemi çözmeye çalışan bilim insanları, uzayın karanlık olma nedenini daha iyi anlamak için çalışmalarına devam etmektedirler.

Referanslar:

- NASA, "Why Is Space Black?". https://www.nasa.gov/audience/forstudents/5-8/features/nasa-knows/why-is-space-black-58.html

- National Geographic, "Why is outer space dark?". https://www.nationalgeographic.com/science/space/universe/why-is-outer-space-dark/

- NASA. (n.d.). What is Dark Matter? Retrieved from https://www.nasa.gov/audience/forstudents/k-4/stories/nasa-knows/what-is-dark-matter-k4.html

- NASA. (n.d.). What is Dark Energy? Retrieved from https://www.nasa.gov/mission_pages/galex/galex-20070430.html

- National Science Foundation. (n.d.). Black Holes: Facts, Theory & Definition. Retrieved from https://www.nsf.gov/news/special_reports/black_sci/index.jsp

Devamı
    eposta       edit

31 Ekim 2025 Cuma

Yayınlandı Ekim 31, 2025 gön: ve 0 yorum

Uzayın Bilinmeyenleri

 

Bir zamanlar dünyanın bir tepsi gibi düz olduğuna, güneşin ve ayın dünyanın çevresinde dolandığına inanılıyordu. Ama yapılan bilimsel gelişmelerin ışığında gerçeğin böyle olmadığı görüldü. 

M.Ö 309 yılında Sisamlı Aristarkus ile başlayan gök bilim serüveni büyük bilim adamı Hubble"ın keşifleri ile çok daha ileri bir noktaya taşındı. Büyük bilim adamı ve astronom Hubble"ın adını taşıyan  uzay teleskobu ile artık gördüğümüz ve göremediğimiz evrenin sırlarını daha fazla çözmeye yakınız.

Bu harika belgeselde insanın uzayın bilinmeyenlerini keşfetme yolculuğu anlatılıyor.

Diğer bölümler

Uzayın Bilinmeyenleri | Evrenin Sırları | TRT Belgesel

Uzayın Bilinmeyenleri | Evreni Test Etmek | TRT Belgesel


Uzayın Bilinmeyenleri | Zamanı Yakalamak | TRT Belgesel


Uzayın Bilinmeyenleri | Bizi Bir Arada Tutan Kuvvet | TRT Belgsel


Uzayın Bilinmeyenleri | Yaşamak İçin Bir Evren | TRT Belgesel


Uzayın Bilinmeyenleri | Gelecekte Yaşanabilecek Gök| TRT Belgesel

 

Devamı
    eposta       edit

30 Temmuz 2025 Çarşamba

Yayınlandı Temmuz 30, 2025 gön: ve 0 yorum

6 Haziran 1944 – Şafak Işığı - Savaş Belgeseli

 

Bu belgeselde 6 haziran 1944 te yapılan Dünyanın en zorlu ve büyük bir insan kaybına yol açan Normandiya Şafak Işığı, Overlord Operasyonunun hikayesi anlatılıyor. Bu operasyonu planlamak için başa getirilen General Eisenhower şöyle demişti" Tüm dünyada önemli bir sınavın başlaması için sahne hazırlanıyor. Birleşmiş Milletlerin tüm sivil halkları,havacılar, askerler uyandırılmış bir demokrasinin tasarlanabilecek en zorlu savaş makinesi olduğunu bir kez ve herkes için gösterecektir" 

 

Devamı
    eposta       edit

23 Temmuz 2025 Çarşamba

Yayınlandı Temmuz 23, 2025 gön: ve 0 yorum

Berlin duvarı inşası ve yıkılışı

Berlin Duvarı Neden Yapıldı, Nasıl Yıkıldı?

  Berlin Duvarı, Almanya'nın başkenti Berlin'in Batı ve Doğu bölgelerini ayıran ve 1961 ile 1989 yılları arasında varlığını sürdüren bir duvardır. Bu duvar, Soğuk Savaş dönemi boyunca Doğu ve Batı Almanya'yı ayıran sembolik bir yapı olarak tarih sahnesinde önemli bir yer edinmiştir. Duvarın yapım süreci, yalnızca fiziksel bir sınırın oluşumunu değil, aynı zamanda ideolojik ve siyasi ayrılıkların da derinleşmesini simgelemektedir.Utanç Duvarı olarak adlandırılan "Berlin Duvarı", şehri ikiye bölerken aynı zamanda insanları da birbirinden ayırmış ve aileleri bir araya getirmeyi zorlaştırmıştır.

    Berlin Duvarı'nın inşası, 1949 yılında iki ayrı Almanya'nın oluşmasıyla başladı. Batı Almanya, Federal Almanya Cumhuriyeti olarak demokratik bir yönetim şekline sahipken, Doğu Almanya, Alman Demokratik Cumhuriyeti olarak Sovyetler Birliği'nin etkisi altındaki sosyalist bir devlet haline geldi. İki Almanya arasındaki bu farklılıklar, zamanla insanların Doğu'dan Batı’ya kaçışlarını teşvik etti. Bu kaçışlar, özellikle Berlin’in merkezi konumu sayesinde daha da yaygın hale geldi ve binlerce insana özgür bir yaşam umudu sundu.

    Bu durumu kontrol altına almak isteyen Doğu Almanya hükümeti, 13 Ağustos 1961 tarihinde Berlin Duvarı'nı inşa etmeye karar verdi. Gece yarısı başlayan bu inşaat, Doğu Berlin’in önemli caddelerini ve sokaklarını belirli bir noktada kapatarak, Batı Berlin ile temasın kesilmesini sağladı. O gece, askeri birlikler ve inşaat ekipleri hızla duvarı yükseltmeye başladı. Yaklaşık 155 kilometre uzunluğunda olan bu duvar, çit, taş ve beton bloklardan oluşuyordu. Duvar, sadece fiziksel bir engel değil, aynı zamanda insanların özgürlük arayışlarına karşı bir kısıtlama olarak da görüldü.

    Berlin Duvarı'nın yapımının ardından, Doğu Almanya hükümeti bu engeli kendilerini korumak için bir gereklilik olarak tanımladı. Ancak, bu durum uluslararası alanda büyük tepkilere yol açtı. Batı dünyası, bu kapatmanın özgürlük ve insan hakları ihlali olduğunu savundu. Batı Almanya ve diğer ülkelerde düzenlenen protestolar, Berlin Duvarı’nın getirdiği ayrımcılığa karşı bir ses oldu. 



    Duvarın inşası, sadece iki Alman devleti arasındaki sınırı değil, aynı zamanda bir ideolojinin, sosyalizmin ve kapitalizmin çarpışmasını da simgeliyordu. Günler geçtikçe, duvarın fiziksel yapısı güçlendirilirken, onun getirdiği psikolojik etkiler de derinleşti. İnsanlar, sevdiklerinden ayrıldı ve köprüler yıkıldı. İki taraf arasında büyük bir belirsizlik ve korku hâkim oldu.

    Berlin Duvarı, tam 28 yıl boyunca ayakta kaldı ve bu süre zarfında çok sayıda insan, duvarı geçme girişiminde bulundu. 1989 yılında, Doğu Almanya hükümetinin siyasi ve ekonomik istikrarsızlık nedeniyle yaptığı bazı reformlar, halkın duvara karşı umutlarını yeniden yeşertti. 9 Kasım 1989'da, halkın baskısıyla Berlin Duvarı'nın kapıları açıldı ve binlerce insan, özgürce Batı Berlin'e geçmeye başladı. Bu olay, yalnızca Almanya'nın değil, tüm dünyada Soğuk Savaş döneminin sona erdiği bir dönüm noktası oldu.

    Berlin Duvarının yapımı ve yıkımı tarihsel ve politik bir olaydır ve dünya üzerinde önemli bir dönem olan Soğuk Savaş'ın sembolü haline gelmiştir. Duvarın yıkılması, 1989 yılında gerçekleşmiş ve Almanya'nın birleşmesine zemin hazırlamıştır. Bu olay, birçok insanın özgürlük ve birlik arayışını simgelemektedir. Berlin Duvarı'nın tarihsel önemi ve sembolik anlamı, günümüzde hala hatırlanmakta ve üzerinde çeşitli anmalar yapılmaktadır. Berlin'de bulunan Berlin Duvarı Anıtı, bu tarihi yapıyı hatırlamak ve tarihini anlamak için ziyaretçilere açıktır.

    Berlin Duvarı, tarihte yaşanan önemli bir olayı ve bölgenin bölünmüşlüğünü simgeleyen bir yapıdır. Bu duvar, Almanya'nın birleşmesi ve özgürlüğün sembolü olarak hatırlanmaktadır ve tarihi önemi hala devam etmektedir.

Berlin Duvarı'nın inşası, ideolojik bir çatışmanın ve insan hakları ihlallerinin simgesi haline gelmiştir. Onun yıkılışı ise özgürlük arzusunun, birlikteliğin ve insanlığın geleceğe dair umutlarının sembolü olmuştur.

Referanslar

1. Deutsche Welle, "Berlin Duvarı nedir?", https://www.dw.com/tr/berlin-duvarı-nedir/a-181163482. Almanca.org

2."Berlin Duvarı hakkında bilgi", https://www.almanca.org/berlin-duvari/

3.Aldrich, R. J. (2014). The Berlin Wall: A World Divided, 1961-1989. London: Routledge.

4.Galeotti, M. (2019). The Berlin Wall: 1961-1989. Oxford: Osprey Publishing.

5.Klein, E. (2019). The Fall of the Berlin Wall: The Impact on Europe. New York: Palgrave Macmillan.

6.Mason, T. (2018). The Birth of the Berlin Wall: The Cold War’s Legacy. Cambridge: Cambridge University Press. 

Devamı
    eposta       edit

31 Mayıs 2024 Cuma

Yayınlandı Mayıs 31, 2024 gön: ve 0 yorum

Dünyanın En Kirli Şehrinde 1 Hafta Geçirmek! Lahor | Pakistan

 

Bu belgeselde dünyanın en kirli şehirlerinden Pakistanın lahor şehrinin hayatı ile ilgili oldukça ilginç bilgilere yer veriliyor.

Yerel yönetimin çöktüğü bu şehirde çöpler nerdeyse hiç toplanmıyor.

Hastanelerde bile hijyen sorunu üst düzeyde. İnsanlar öylece hastane koridorlarında yemek yiyorlar. Halkı müslüman olduğu halde İslamın en önemli ilkelerinden biri olan temizliğe hiç riayet etmeyişleri ibretlik bir durum.

250 milyonu bulan devasa nüfusa sahip pakistanda mikrofon uzatılan bir Pakistanlı Türk polisinin sınırdışı etme anlayışını yumuşatmasını talep ediyor. Türkiye bu konuda esnek davranırsa milyonlarca pakistanlının Türkiyeye akacağı kuşkusuz.Bu konuda çok etkili önlemlerin alınması gerekiyor. cadde ve sokaklar birbirine girmiş ve artık içinden çıkılamaz elektrik kablolarıyla dolu. Mevdudi ve İkbal gibi büyük insanları yetiştirmiş bu toplumun yaşadığı sefalet ve karmaşa çok üzücü.


Devamı
    eposta       edit

7 Şubat 2024 Çarşamba

Yayınlandı Şubat 07, 2024 gön: ve 0 yorum

Evrenin dışında ne var?

 

Evrende gözümüzle gördüğümüz şeyleri sınırlı olarak kavrıyoruz. Bu sınırı biraz olsun genişletebilmek için teleskobu icat ettik. Ne var ki Evrendeki maddenin yaklaşık yüzde sekseni teleskoplar tarafından dahi görülmüyor. Çünkü bu karanlık madde ışığı yansıtmaz,emmez ya da yaymaz.Sadece galaxilerin etrafında çekim etkisi ile etkileşime girer. Ancak o zaman varlığını anlayabiliyoruz. Yine de bu karanlık maddenin nasıl bir şey olduğu hakkında pek az bilgimiz var.

Ne ilginçtir ki evren genişledikçe karanlık madde ve karanlık enerji de artıyor. Yani bunları inceleyebilmek için teleskoplarımızın niteliklerinin artırılması gerekiyor. 


Devamı
    eposta       edit

11 Ocak 2024 Perşembe

Yayınlandı Ocak 11, 2024 gön: ve 0 yorum

Norveç kültürel yaşamına dair ilginç notlar

Bu belgeselde Norveçin kültürel yaşamı ile ilgili oldukça ilginç bilgiler edindim.

Dünyanın en zengin ve mutlu insanlarının olduğu bu ülkede intihar oranının yüksek olması ilginç geldi bana. Demek ki ruhen bir tatminsizlik ve mutsuzluk var. Birçok şeye erken yaşta tanışan bireyler arasında madde bağımlılığı ve alkol tüketiminin çok fazla olmasına dikkat çekiyor.

Bu ülkenin çok güzel olmasına rağmen soğuk bir iklime sahip olduğunu biliyordum. Ama bebeklerin daha doğar doğmaz dışarıda yatırıldığını ilk kez duydum.Belki de insanların soğuk iklime uyum sağlamalarının yolu buradan geçiyordur.

Ortalama ömür süresinin oldukça yüksek ve aşırı spor yapmayı seven ülkede bu kadar hazır tüketime ve fastfood tarzı yiyeceklerle beslenmesine şaşırdım. Tanıdığı bir çok insanın bir iki dilim ekmekle günü tamamladığını söylüyor. -Norveçte sağlık sistemi ile ilgili söylediği şeyleri işitince ülkemizin sahip olduğu sağlık sisteminin eksiklikleri olmasına rağmen çok gelişmiş olduğunu anladım. Yani orada acil bir durumunuz olduğunda bile hemen muayene olunamıyormuş. Çünkü randevu ile alınıyormuş. Randevu almak ise bir iki hafta sürüyormuş. Videonun sonunda başka bir ülkeye göç edip orada yaşamayı düşünen insanlara tavsiyeleri çok değerli. “Sıfırdan hayata başlamak için ille de gurbete gitmenize gerek yok. yaşadığınız yerde de bunu yapabilirsiniz. yeterki hedefleriniz olsun.”

Kaynak: youtube.com
Devamı
    eposta       edit

4 Ocak 2024 Perşembe

Yayınlandı Ocak 04, 2024 gön: ve 0 yorum

Modern Bilimin ışığında Kuranın Bahsettiği Mucizelere bakış

 

Kuranın bazı ayetlerinde dikkati çekilen bazı konular Modern Bilimin verileri ışığında değerlendirildiğinde insanı hayretler içinde bırakıyor. Bu videoda bunlardan bazılarına değiniliyor.

Devamı
    eposta       edit

19 Aralık 2023 Salı

Yayınlandı Aralık 19, 2023 gön: ve 0 yorum

Kusursuz Denge | Dünya | TRT Belgesel

 

Yaşadığımız dünya farkında olmadığımız çok hassas bir denge içerisinde yaratılmıştır.Nerdeyse sonsuz bir evrende hayat dolu bir gezegen. Ama nasıl oldu bu? Keyifle izlediğim bir belgeseldi.

Kaynak: youtube.com
Devamı
    eposta       edit

16 Mayıs 2023 Salı

Yayınlandı Mayıs 16, 2023 gön: ve 0 yorum

İNSANLIĞIN KADİM HASTALIĞI ŞİRK?

Devamı
    eposta       edit

22 Eylül 2022 Perşembe

Yayınlandı Eylül 22, 2022 gön: ve 0 yorum

Kuran ve islam programı

 

Hakkı yılmaz hocanın Krt de yayınlanan Kuran ve İslam programını beğenerek izliyorum.Program oldukça uzun. Ben ara vererek  dinliyorum. Notlar alıyorum. Anlamadığım hususları tekrar dinliyorum.  Hocamızın üslubuna ve muazzam bilgisine hayranım. İnşallah bütün videolarını izleyeceğim.  Programı tekrar izlediğim zaman daha önce anlamadığım bazı kısımların yerine oturduğunu görüyorum. Bazı tahlilleri genel anlayıştan çok farklı.Ama bilgisi ve belgesiyle bunu güzel bir şekilde açıklıyor. Allah hocamıza sağlıklı  mutlu ve uzun bir ömür nasip etsin. Allah razı olsun.

Devamı
    eposta       edit

7 Ağustos 2022 Pazar

Yayınlandı Ağustos 07, 2022 gön: ve 0 yorum

Enayi - Güldür Güldür Show


 

İşini hakkıyla yapmanın ödülü. Bayılıyorum oyunculuklarına.

Kaynak: youtube.com
Devamı
    eposta       edit

5 Nisan 2022 Salı

Yayınlandı Nisan 05, 2022 gön: ve 0 yorum

Kuranın 24 Bilimsel Mucizesi

 

Kuranın 1400 yıl önce işaret ettiği bazı gerçeklerin modern bilimin ışığı altında desteklenişine tanık oluyoruz. Mükemmel bir anlatım ve harika bir bilgi şöleni.

Kaynak: youtube.com

Devamı
    eposta       edit

6 Mart 2022 Pazar

Yayınlandı Mart 06, 2022 gön: ve 0 yorum

Kurtuluş ya da Yokoluş

 

Eğer savaşı bitirmek istiyorsanız dünyayı ortak mirasımız olarak ilan etmelisiniz.

Kaynak: youtube.com
Devamı
    eposta       edit

2 Mart 2022 Çarşamba

Yayınlandı Mart 02, 2022 gön: ve 0 yorum

Osmanlı İçin Dönüşü Olmayan Nokta - Kırım Savaşı Bölüm 2

 

Savaşın kazananı barışın kaybedeni olmaz denir. Kırım savaşında Osmanlı’ya karşı harekat başlatan Rusya sivastopol savaşlarında   Osmanlıya yenildi. Ama savaşı kazanmasına rağmen savaşın getirdiği maliyet Osmanlının sonunu getirecekti.

Devamı
    eposta       edit

7 Mayıs 2021 Cuma

Yayınlandı Mayıs 07, 2021 gön: ve 0 yorum

Allah Akılla Bilinebilir Mi ? / Akıl Vahiy İlişkisi

 

Akla aykırı şey ayrıdır. Aklı aşan şey ayrıdır. 

Caner Taslaman

Devamı
    eposta       edit

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Yayınlandı Mayıs 22, 2017 gön: ve 0 yorum

İnsanın yaratılış serüveni

Devamı
    eposta       edit

26 Nisan 2017 Çarşamba

Yayınlandı Nisan 26, 2017 gön: ve 0 yorum

Mutluluğun 7 formülü

Devamı
    eposta       edit

13 Mart 2014 Perşembe

Yayınlandı Mart 13, 2014 gön: ve 0 yorum

Akıbetimiz Dünya Durunca National Geographic Türkçe 2

 

Dünya farkında olmasak da dönüyor.Dünyanın ekvatordaki dönüş hızı saatte 1600 km. 

Peki bu dönüş hızında bir değişiklik olsaydı neler olurdu?

Devamı
    eposta       edit

1 Mart 2014 Cumartesi

Yayınlandı Mart 01, 2014 gön: ve 0 yorum

Kıyamet (Apocalypse) İkinci Dünya Savaşı belgeseli


 

 Milyonlarca insanın öldüğü, şehirlerin harap olduğu, insanları öldürmenin sıradanlaştığı bir dünyaya kıyamet isminin verilmesi hiç şaşırtıcı olmamalı. 

 National Geographic tarafından hazırlanan Kıyamet (Apocalypse) adlı bu belgeselde paltosunun içinde nerdeyse kaybolacak denli zayıf,kısa boylu Adolf Hitler’in Avrupayı hatta dünyayı ateşe atacak korkunç bir savaşın ve karışıklığın içine nasıl sürüklediği etkileyici bir şekilde sergileniyor. Onun köpeklerine gösterdiği sevginin yada yakın dostlarının çocuklarına gösterdiği sevgi gösterilerinin birazını milyonlarca insanı ölüme gönderirken neden göstermediği tam bir ibretlik vakia. 

 “Parti Almanyadır. Hitler Almanyadır” diyen Adolf Hitler’in sonradan gözden düşen ikinci adamı Rudolf Hess ingiltere’ye kapağı zor atmış savaşın sonuna kadar bir İngilteredeki bir hapishanede kalıyor. 

Almanya’yı gözü dönmüş bir savaş makinesi yapan Hitler Çekoslovakyayı,Polonyayı, Fransa’yı dize getirdikten sonra hızını alamayıp Doğunun buğday ambarlarına ulaşmak için saldırmazlık anlaşması yaptığı Rusyaya da saldırıyor.

Dünya, savaş ile o kadar çılgınlık içine giriyor ki Japonyada Çin’e Singapura, Honkonga hatta Avustralyaya ve nihayet Amerikaya saldırıyor. 

Belgeselde işgal altındaki halklar ve o zamanki toplum yaşamı ile ilgili detaylar paylaşılıyor. Kendi halinde paytak paytak yürüyen kazlar, ahırdan yeni çıkan inekler, gülümseyen küçük çocuklar, görülüyor. Çamurlara saplanan tanklar, Koyu bir sis ve duman içerisinde gökten üzerlerine bomba yağdırılan şehirler. Alman askerleri tarafından çekilen görüntülerde yenik halkın gözlerindeki yenilmişliğin verdiği hüzün, O bitmişlik ve tükenmişlik görülüyor. Rusya içlerine 3 koldan uzanışını anlatan bir Alman subay günlüğüne şöyle yazmış “Tanklarımız sapsarı buğday tarlalarından oluşan bir denizde gemi gibi ilerliyor” . 

Almanya’da ve işgal ettikleri ülkelerde amansız bir yahudi avı başlatılıyor. Bazı görüntüler insanlığın bittiği nokta olduğu için bunları anlatmaktan bile kaçınıyorum. Böylesine bir acımasızlığın ,aç gözlülüğün altında hangi sebepler olabilir diye düşünüyorum.

Devamı
    eposta       edit